Clash of the Titans

Posted: 4 Nisan 2010 Pazar by S.T.K. in Etiketler:
2


Mitolojik karakterlerin neredeyse hepsinin sokuşturulmaya çalışıldığı bu filme senaryo açısından bir süpriz beklentisiyle gitmeyin.Filmin daha başlarında anlatılıyor nasıl bir yolculuğa çıkılacağı.Mitolojiyi okumuş insanlar için film sadece aksiyon ve hayali karakterleri bilgisayar destekli görme imkanı.Ayrıntılar açısından güzel bir film olmasına rağmen özellikle aksiyon sahnelerinde stop motion tekniği çokça kullanılmış.Buna rağmen hareketli yerlerde kamerayı aşırı hareketli kullanan yönetmen seyirciyi bu sahnelerde yoruyor ve gereksiz bir gerilime sokuyor.Senaryoda da bazı açıklar var.Orjinali olan 1981 yapımı filmi izlemediğim için bir kıyaslama yapamıyorum fakat altın baykuşun filme katkısını anlayabilmiş değilim!Tabi bunlar gözardı edilirse en azından deneyimli oyuncular sayesinde, özellikle Liam Neeson ve Ralph Fiennes'ın karakterleri sergilemekteki başarıları popcorn görünümündeki filme az da olsa ciddiyet kazandırmış.Ayrıca Hollywood'un yükselen aksiyon yıldızı Sam Worthington (Avatar , Terminator Salvation)'un karaktere uyumuda başarılı.Görsel efektlerdeki titiz çalışmada fark edilir düzeyde.Mitolojiden hoşlanan arkadaşlar için bir buçuk saatinizi harcayabileceğiniz bir film sizi bekliyor...

sonuçsuz

Posted: by Bekçi in Etiketler: , ,
3

Yetişme tarzımız ve yeteneklerimiz bizim özümüzü oluşturuyor, yada ben hala öyle sanan saflardanım. Reddetme hakkı varsa ya da kabullenme, ki bu kavramla da kafaları kurcalamak istememekteyim. Aslında çoğunluk sadece, Şimdi için, kabullenmişlik varsayımıyla, bir kimya ya da fizik terimi olarak “laboratuar koşullarında” bir sahiplenmeyle yaşamakta, yaşamak isteğini. Özlerden uzakta (biliyorum çok bayağı olacak ama) sözde olan amaçlar, sadece göze hitap eden duruşlarla, ruhtan bağımsız bir makine haline gelen insanlık, kendi elleriyle çok güzel görünen bir buzdan heykel yapma telaşında. Bu telaş; kendi eliyle ve sadece kendi gözüne güzel görünen kavramıyla sınırlı. Açıkçası mevcut sistem bu durum destekler cinsten, garip bir esnekliğe sahip. Hayal edilebileceği üzere eleştirsin eleştirmesin her kes (bizler) bir biçimde sistemin bir noktasında, kafa komunda olmasa da bir tırnak, bir kirpik durumunda, olayın içinde...

lüzümsuz

Gizemini Kaybetmeyen Satranç

Posted: by Mengüalp in Etiketler:
0


İnsanoğlunun kaç bin yıldır satranç oynadığı tam bilinmez ama kadim uygarlıkların birçoğunun bu oyunu oynadığı kabul ediliyor.Bizatihi karşılıklı oynanan çok ciddi bir strateji oyunu olmakla birlikte, savaşan iki devletin aralarındaki soğuk savaşta elde ettikleri kazanç-kayıplar ve gizli-açık stratejilerde hep mecazen de satranç taşları veya hamlelerinden sıklıkla bahsedilir.
Yani aslında kişisel olarak sadece iki kişi(veya daha fazla rakip arasında) arasında oynanan  bir beyin savaşı değil, aynı zamanda iki toplum ,iki millet, iki şehir veya iki devlet (veya daha fazla birbirine rakip İKİ TOPLULUK) arasındaki soğuk savaşı da anlatan mecaz terimler hep satranç hamleleri,taşları veya oyun stratejilerinden alınmadır.

Staj Yeri Anketim

Posted: 3 Nisan 2010 Cumartesi by Mengüalp in Etiketler:
0

Loreathan'ın Fantastik Dünyası

Posted: 1 Nisan 2010 Perşembe by Mengüalp in Etiketler:
1

Bilmiyorum ne kadar ilginizi çeker ama ben hayran kaldım bu bloga, sanırsam yaklaşık dört saattir içindeki yazıları okuyorum. İçeride fantastik türden(!) bulabileceğiniz bir sürü şey var, onun dışında günce yazıları, anılar vs.. Kesinlikle girip bakmanızı tavsiye ederim. Bu da ilk blog tanıtımı yazımız olsun.

Powered By Blogger