Sayfalar
Mesleki Tercih
Posted: 15 Mart 2011 Salı by Mengüalp in Etiketler: demircilik, mesleki tercih, yavaşoğluskaak = dacke = escachs = sachy = skak = sakoj = shakki
echecs = catur = chess = scacchi = sachmatai = sjakk
schaakspel = szachy = xadrez = sah = ajedrez = schack
schachspiel = sakk = satranç
"Satranç hakkında, hayat için çok uzun olduğu söylenir ama bu satrancın değil, hayatın kusurudur."
Irning Chernev
"Satrancın esası onun ne olduğunu düşünmektir."
David Bronstein
"Satranç tahtası insan zihninin jimnastik salonudur."
Pascal
"Satranç tahtasında tüm denizlerdekinden daha fazla macera vardır."
Pierre Mac Orlan
"Satranç zihinsel işkencedir."
Kasparov
"Kafanız karışıksa, satranç oynayın"
Tevis
"Hayat satranç için çok kısa"
Byron
"Kaybeden her zaman hatalıdır."
Panov
"Satranç insanlık için bir lanettir."
H.G.Wells
"Satranç analiz sanatıdır."
Botvinnik
"Beni yenen herkesten nefret ediyorum"
Lisa Lane
"Satranç Capablanca'nın ana diliydi"
Reti
"Bırakın mükemmeliyetçiler yazışmalı satranç oynasınlar."
Seirawan
"İyi oyuncu her zaman şanslıdır."
Capablanca
"Satrançta kahramanlar yoktur."
Cory Evans
"Tek bir kötü hamle kırk iyi hamleyi boşa çıkarır."
Horowitz
"Yaşım arttıkça Piyonlara da daha çok değer vermeye başladım."
Keres
"Eğer içki çalışan kesimlerin laneti ve çalışmak içen kesimlerin lanetiyse, satranç da düşünen kesimin lanetidir."
J. Ross
"Piyon vermektense parmak vermeyi tercih ederim"
Rueben Fine
Bu alıntı analizlerde çok sık kullanılır. Bir keresinde yaklaşık 40 kişi önemli bir oyunun canlı olarak izlemektedirler. Oyunculardan biri Piyon alttadır ve yeterli kompansasyon olup olmadığı tartışılmaktadır. Ustalardan biri Fine'ın "Piyon kaybetmektense parmak kaybetmeyi tercih ederim" sözünü anımsatır. Büyükusta Roman Dzindzichashvili şöyle cevaplar:
"Bu kimin Piyon'u ve kimin parmağı olduğuna bağlıdır"
"En zoru, kazanılmış oyunu kazanmaktır."
Em Lasker
"Aslında en zoru, kayıp oyunu kazanmaktır."
Dr. Dave
"Her hatada doğru bir yan vardır."
Tartakower
"Satrançtaki pişmanlıktan daha büyük bir pişmanlık yoktur."
H.G.Wells
"Hap almadan dizleriniz tutmuyorsa, satranç oynayamazsınız"
Karpov
"Tüm satranç ustaları bir körleme oyun oynayabilirler"
Kaltanowski (Körleme rekoru sahibi)
"Gidişat taktik olunca, bilgisayarların da gidişatı başlar."
Hyatt
"Morphy büyük olasılıkla tüm dahilerin en büyüğü idi"
Fischer
"Rakip Şahın kellesi için hiç bir bedel büyük değildir."
Koblentz
"İki tür feda vardır: doğru olanlar ve benimkiler"
Tal
"İyi kalpli iseniz satranç oynayamazsınız"
Fransız atasözü
"Şöhret... Zaten sahibim. Şimdi paraya ihtiyacım var."
Yaşlı Steinitz
"En iyisi rakip taşları feda etmektir"
Tartakower
"Atağın birinci şartı: rakibinizin gelişmesine izin vermeyin!"
Fine
"İyi bir hamle görünce, bekleyin, daha iyisini arayın"
Em. Lasker
"Satranç akılla oynanır, ellerle değil!"
Renaud ve Kahn
"İstenilmedik bir pat yaratmak aptallığın zirvesidir."
Anonim
"Taş kaybetmemek için çok oyun kaybedilmiştir"
Tartokower
"Hatalar tahtanın her yanında yapılmayı bekleniyorlar."
Tartakower
"Satranç tahtasında yalan ve iki yüzlülük çok fazla yaşayamaz"
Em. Lasker
"Neredeyse kesin olarak, oyun teorik açıdan beraberedir"
Fischer
Tesadüflere inanır mısınız? Ben inanmazdım. Yanılmışım. Yine yanılmışım, ama olsun mutluyum. Bir önceki günden bir adım önde olmak her zaman güzel bir hissiyat. Yaklaşık dört saat kadar sonra elektrik makineleri-I dersimin vizesinin telafisi var, bense %10 çalışmış durumdayım ve buna rağmen yazıyorum. Evet, doğaçlama, içimden gelerek. Belki dersten kaçarak, ama olsun. Biliyorum ki, bunu yazmıyor olursam kaybedeceğim tek şey, bu yazının kayıt olarak bir kenara düşülmesi olacaktır.
Odamın camı açık. Dışarda kar yağıyor. Bense arkamdaki duvarın da soğukluğuyla epey titriyorum. Tabi az önce içtiğim 600cl'lik redbull'un da etkisi var bunda. Biraz yorgunum. Çalışmaktan ya da bu kaçışlarımdan değil de, daha çok sakin ve temiz kafayla düşünememekten yoruldum. Her daim bir stres, telaşe.. Kendimden bir döküntü var şu anda karşınızda. Çok bir işe yaradığından değil de, daha çok kendi çapında hezeyanlarından biraz olsun gerçeklerden soyutlanmaya çalışmamdan bu döküntüler.
İç yolculuğum adını verdim ben bu döküntü halime gelmeme sebep olan hayat dilimime. Ne güzel ki, ne mutlu ki bana, yapmayı istemediğim şeylerden arındırdım kendimi, tamamen olmasa da bu bir başlangıç ne de olsa. Bilinçi ya da bilinçsiz fark etmeden, baskısız bir şekilde arındırdım kendimi istemediklerimden. Bu soru işareti mi uyandırıyor? Öyleyse; kendi isteğim dışı oluşan odamın ışığını kapatmam bile buna dahil.
Tesadüf dedim, iç yolculuğa çıktım. Evet, aynen de öyle. Hayat bütünüyle bir, ve bu hayat benimkisi. Benim ki de böylesi işte. Tasviri ayan, eleştiride yayvan, bi o kadar da perişan.
Olsun. Hiç inzivaya çekilmek nasıl bir şey düşündüğünüz oldu mu? Kendi çapımda yapmaya çalıştım ben. Ne kadar başarılı oldum bilemiyorum. Lakin, sonuçları bence aşikar. Bunları yazıyorum, size de göstermem gerekmez mi? Şart değil, dipnot benimkisi..
Şapşal bir mutluluk vardı. Sırasıyla, heyecanlı, hüzünlü, meraklı, endişeli, mutlu, hüzünlü.. değişti, değişmeye devam da edecek. Biliyorum. Biliyorum, çünkü farkındayım. Umursamazım sanki oradan değil mi? Sizce evet, bence hayır. Benimkisi bir seçim. Kendi yolumdan gitme seçimi, isteği, kararı ve noktası.
Benim dertlerim sadece beni ilgilendirir, başka herhangi birisini asla ve asla değil. Çok atara gerek yok, antiparantez bu biraz da. Ama dışa vurumum benim nitekim. Hani kişilerin yüzlerine bunu haykırmıyorum ya, buraya haykırasım geldi işte. Ne zamandır benim sorumululuklarım, sizinkiler oldu ki zaten? Bunu hiç anlayabilmiş değilim.. Ben yapıyorsam, yine benim bileceğim iş :).
Velhasıl kelamül cafcaf, mutluyum. Niye mi? Somut sebep mi olsun illa ki? Gerek yok, kendim biliyorum ve buraya da notumu düşüyorum.
Afıt: Sonsuz katkısı olan Sn. M.T.'ye teşekkürü borç bilirim.
Dipnot: İlerde bakınca bu yazıya hayıflanma. Çünkü bu sensin.
